Aileler için yeni bir çocuk yetiştirme proje önerisi

Yaşar Kuru

Yazarın şu ana kadar yazılmış 6 makalesi bulunuyor.
  • 07 Ağustos 2018
  • 598 kez görüntülendi.

annebabaokulu.net

Burada sadece öneri şeklinde dile getirmeye çalışacağımız proje fikrimiz, üniversitelerin ilgili bölümlerinde okuyan öğrenciler için “tez” konusu olmaya aday olabilir. Bu alanda büyük boşluk olduğu görülmektedir.

Fikir olgunlaştıkça, üzerinde akademik çalışmalar yapıldıkça, yapılandırıldıkça, yaygınlaştırıldıkça, ailelerin en önemli sorunun olan çocuk yetiştirme konusu, çözülme aşamasına girer.

Ruhen sağlıklı çocuk yetiştirme görevi ne sadece ailelerin, akrabaların, ne de devletin görevidir. Bu görev, ailelerin belirli prosedür çerçevesinde ortak işbirliği ile ancak yerine getirilebilir. Bu amaçla hareket edecek ailelerin hısım akraba olmaları veya olmamaları da önemli değildir.

Çocuk yetiştirmenin, yedi yaşından itibaren kolektif bir yöntem olduğu konusuna kimsenin itirazı olamayacağını düşünüyoruz. Bu demektir ki, belirli bir yaştan sonra çocuğun yetişmesi için ne kadar çok aile ya da grup işin içine katılarak, asgari yöntemlerde işbirliği yapmış olarak gönüllü görev alırsa, çocukların doğru yöntemlerle yetişmesi o kadar daha kolay ve az zahmetli olur.

Sözünü ettiğimiz yeni proje, bizim yıllardır zaman zaman yazılarımızda ve kitaplarımızda ifade ettiğimiz, “Her çocuk hepimizin çocuğu sayılır” söylemine dayanmaktadır. Herhangi bir konuda savunulan herhangi bir görüş ya da düşünce, her zaman bireysel çabalarla hayata geçirilemeyebiliyor. İşte bunlardan biri de “çocuk yetiştirme” konusudur.

Bizim çocuğumuzun dışında kalan bütün çocukların sağlıklı bir ruhsal yapıya sahip olması, her şeyden önce, bizim çocuğumuzun ruh sağlığı için önemlidir. Bunun mefhum-u muhalifi de doğrudur. Söz gelimi, bizim çocuğumuzun dışındaki çocukların ruhsal açıdan sağlıklı olmamalarının zararı bizim çocuğumuzadır.

O zaman, yapılacak iş, adım adım şekillenmektedir. Dünyada benzerinin olup olmadığını bilmediğimiz bu projenin hayat bulması için, önce çocukların birbirleriyle kaynaşmalarına değil; ailelerin birbirleriyle kaynaşmalarına şiddetle gerek vardır.

Zira, bizim güvenilir komşumuz olmazsa, çocuğumuzun güveneceği arkadaşı olamaz.
Bizler, kimsenin çocuğundan sorumlu olmazsak, kimse de bizim çocuğumuzdan sorumlu olmaz. Biz, her çocuğa kendi çocuğumuz muamelesi yapmazsak, kimse de bizim çocuğumuza kendi çocuğu muamelesi yapmaz.

Bu şu demektir ki, ikamet ettiğimiz mahaldeki “belirli sayıda” aile ile ve yalnızca çocuk konusunda, sözlü değil, yazılı bir konsensüs oluşturmamız gerekir.

An itibariyle bir çok aile olarak gerçekten trajikomik bir anlayış içinde olduğumuzu üzülerek görüyoruz.

Örneğin;
Doğru dürüst komşumuz yok; çocuklarımıza iyi arkadaş bulmalarını öğütlüyoruz.

Doğru dürüst komşuluk ilişkilerimiz yok; çocuklarımıza arkadaşlarıyla iyi ilişkiler içinde olmalarını söylüyoruz.

İyi geçindiğimiz komşu sayımız bir elin parmak sayısını geçmezken; çocuklarımıza arkadaşlarıyla hep iyi geçinmelerini ısrarla tembihliyoruz.

Komşularımızla hediyeleşmediğimiz halde; çocuklarımızdan arkadaşlarıyla hediyeleşmelerini istiyoruz.

Komşularımızla ne dargın, ne barışık; ne iyi, ne kötü olduğumuz halde; çocuklarımızdan herkesle iyi geçinmelerini bekliyoruz.

Bu halimiz sizce, çocuğun iyi yetişmesi için uygun bir aile hali midir?
(devam edecek)

Yaşar Kuru

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ